İdiyopatik AF

Yapısal kalp hastalığı ya da atriyal fibrilasyona (AF) neden olabilecek bir sistemik hastalığı (ör. hipertiroidi) bulunmayan bazı bireylerde de AF gelişebilmektedir. Bu hastalar farklı özellikleri nedeniyle idiyopatik AF (lone AF) olarak ayrı bir grupta değerlendirilmektedir. Genellikle 60 yaş altındaki hastalar sistemik emboli açısından düşük riskli olan bu grup içinde değerlendirilmektedri.

İncelenen popülasyona göre değişmekle birlikte yapılan çalışmalarda kronik AF’li hastaların %15 – 30’u ile paroksismal AF’li hastaların %25 – 45’inin idiyopatik AF olduğu belirlenmiştir. Hastaların çoğu erkektir. Paroksismal AF’li hastaların %5’inin 6 yıllık izlem sonunda kronik AF geliştiği bildirilmiştir. Bu oran yapısal kalp hastalığı olan paroksismal AF’li hastalarda %50 civarındadır.

Patofizyoloji

Son yıllarda yapılan çalışmalarda idiyopatik AF’nin genellikle pulmoner venlerden kaynaklanan erken depolarizasyonlar sonucu tetiklendiği bulunmuştur. Bu nedenle pulmoner venlerde hızlı uyarı çıkartan aritmojenik odakların varlığı idiyopatik AF için risk oluşturmaktadır.

Yapılan bazı çalışmalarda idiyopatik AF’li hastaların önemli bir bölümünde sol atriyumda miyokardit bulguları, fibrozis ya da kardiyomiyopati ile uyumlu bulgular saptanmıştır. Bu bulgular geçirilmiş viral infeksiyonların patogenezde rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Hem sempatik, hem parasempatik sinir sistemi, atriyal dokuda refrakter periyodların kısalmasına neden olarak AF’ye zemin hazırlar.

Tedavi

İdiyopatik AF’li hastalarda emboli riski oldukça düşüktür. Yapılan çalışmalarda bu hastalarda uzun dönem emboli riskinin oral antikoagülanlara bağlı kanama riskine eşit olduğu saptanmıştır.

Son yıllarda AF tedavisinde ritm ve hız kontrollerinin birbirine belirgin bir üstünlüğünün olmadığı gösterilmiş ve hastalarda her iki stratejinin de seçilebileceği bildirilmiştir. Ancak genellikle 65 yaş üzeri ve yapısal kalp hastalığı olan hastalarda yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen bu verilerin 60 yaşın altında olan bu hasta grubunda uygulanması uygun değildir. İdiyopatik AF hastalarında sinüs ritmi sağlanması ve idamesi için çaba gösterilmelidir. Bu hastalarda ilk seçenek olarak beta blokerler kullanılmalıdır. Etkisiz olduğu durumlarda propafenon ve sotalol kullanılabilir. Amiodaron da son seçenek olarak akılda tutulmalıdır.

İdiyopatik AF’li hastalarda embolinin önlenmesi amacıyla 325 mg/gün aspirin önerilmektedir.

Doktorlar İçin Kategorisindeki Tüm Başlıklar:

Hastanızı Danışın

Danışmak İstediğiniz Hastanın:

fdcd8c76041e39acea1d2224e7da160b

AF İçin Eylem - Hasta Materyali Dokümanları
Türkçe
English

kalp-2

AF Türkiye Profili
Türkçe
English

9018581_orig

AF Yol Haritası ve Avrupa Atlası
Türkçe
English